Milyonlarca çalışana iktidardan kötü haber

Milyonlarca çalışana iktidardan kötü haber: Ara zam kararı çoktan verilmiş Milyonlarca ücretli çalışan, enflasyon karşısında eriye ücretlere düzeltme beklerken, iktidarın ajandasın asgari ücrete ara zam olmadığı öğrenildi.

Milyonlarca çalışana iktidardan kötü haber
Yayınlama: 08.06.2026
A+
A-

Toplumun en geniş kesimini oluşturan ücretli çalışanlar için hayat pahalılığı ortak bir feryada dönüşmüşken, milyonların gözü kulağı temmuz ayında asgari ücrete bir ara artış yapılıp yapılmayacağına çevrilmişti.

MİLYONLARA KÖTÜ HABER

ANKA Haber Ajansı’nın iktidar kulisleri ve ekonomi yönetimi çevrelerinden edindiği bilgilere göre, iktidarın asgari ücrete temmuz ayında herhangi bir zam yapma niyeti bulunmuyor.

Bu konuya dair bakanlık koridorlarında yürütülen hiçbir hazırlık ya da çalışma da masada yer almıyor. Ekonomi yönetimi, mevcut yasal uygulamada zamların yıllık periyotlarla tek seferlik yapıldığını bu nedenle ara zammın olamayacağını savunuyor.

Asgari ücret, ocakta yüzde 27 oranındaki zamlar 28 bin 75 TL’ye yükseltilmişti.

Ekonomi yönetiminin üç yılı geride bırakmasına karşın enflasyonla mücadelede hedeflediği neticelere bir türlü ulaşamaması ve fiyatlar genel düzeyinin yüksek seyrini inatla koruması, sabit gelirlilerin alım gücünde sert çöküşleri beraberinde getiriyor.

ARA ZAM TALEBİ YÜKSELİYOR

Bu durum, maaş ve ücretlerde acil iyileştirme taleplerinin sokakta sık sık yankılanmasına yol açıyor. Son olarak Asgari Ücret İnisiyatifi, İstanbul’un Sultançiftliği semtinde kitlesel bir protesto gösterisi düzenledi. İktidarın ülkede yaşanan derin geçim krizinin üstünü örtmeye çalıştığını vurgulayan inisiyatif üyeleri; asgari ücret başta olmak üzere tüm çalışan ücretlerine ve emekli aylıklarına derhal ara zam yapılması yönündeki taleplerini yineledi.

ASGARİ ÜCRETTE BÜYÜK ERİME

Ocak ayında yüzde 27 zam yapılarak 28 bin 75 TL olarak belirlenen asgari ücret, aradan geçen beş ayda enflasyon canavarı karşısında tamamen eridi. Mayıs ayı itibarıyla yıllık enflasyon, bir önceki yılın kapanışındaki yüzde 30,89 seviyesinin yaklaşık 2 puan üzerine tırmandı.

Sürekli yükselen fiyatlar, asgari ücretlinin harcanabilir gelirinde çok ciddi bir aşınma yarattı. Yılın ilk 5 aylık sürecinde, 28 bin 75 TL olan net asgari ücretin tam 4 bin 663 TL’si piyasadaki pahalılık yüzünden buharlaştı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) tarafından gerçekleştirilen açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının mayıs ayı sonuçlarına göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi adına yapması gereken zorunlu gıda harcaması tutarını gösteren açlık sınırı 35 bin 174 TL’ye fırladı. Aynı dönemde, gıdanın yanı sıra giyim, konut, ulaşım, sağlık ve eğitim gibi tüm temel ihtiyaçları kapsayan yoksulluk sınırı ise 114 bin 576 TL’ye yükseldi. Bu hesapla, milyonlarca emekçinin eline geçen 28 bin 75 TL’lik asgari ücret, asgari mutfak masrafını karşılayan açlık sınırının bile 7 bin TL altında kalmış oldu.

ENFLASYON VE VERGİNİN BEŞ AYLIK FATURASI: EN AZ 889 MİLYAR TL!

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından hazırlanan “Ücret Kayıpları İzleme Raporu” (Haziran 2026) yayımlandı. “Enflasyon ile Vergilerin İşçi Ücretlerine Beş Aylık Toplam Faturası” başlıklı rapora göre, yüksek enflasyonun yanı sıra adaletsiz gelir vergisi tarifeleri ve yasal kesintiler, çalışanların gelirini adeta yutuyor.

DİSK-AR (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi) raporunun detaylarında yer alan çarpıcı veriler şunlar:

2026 yılının ilk beş ayında, yüksek enflasyonun yalnızca sigortalı işçi ücretlerine çıkardığı birikimli toplam fatura 458,8 milyar TL olarak hesaplandı.

Aynı dönemde çalışanların maaşından kesilen gelir ve damga vergilerinin işçi sınıfına toplam faturası ise 431,2 milyar TL oldu.

Emekçilerin enflasyon ve vergi sebebiyle uğradığı birikimli toplam kayıp, 2025 senesinin ilk beş ayına kıyasla yüzde 46,8 oranında artış gösterdi.

Milyonlarca işçi, Mayıs 2026 döneminde en az 12 gün boyunca tamamen vergi, yasal kesinti ve enflasyon kayıplarını karşılamak adına, yani hiçbir ücret almadan çalıştı.

Ortalama bir işçi ücretindeki vergi ve enflasyon kaynaklı net kayıp (sosyal güvenlik primi kesintileri hariç) 15 bin 537 TL seviyesine ulaştı.

Mayıs 2026 itibarıyla, asgari ücretin 1,5 katı düzeyinde maaş alanların toplam gelirinin yüzde 34,6’sı, 2 katı maaş alanların yüzde 38,3’ü, 2,5 katı ücret alanların yüzde 39,4’ü ve 3 katı oranında ücret elde edenlerin ise tam yüzde 41,4’ü vergi dilimleri, kesintiler ve enflasyon aşınması nedeniyle yok oldu.

BRÜT 64 BİN LİRALIK MAAŞTAN GERİYE NE KALDI?

DİSK-AR çalışmasında, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri baz alınarak ortalama bir sigortalı işçinin brüt giydirilmiş ücreti ocak-mayıs dönemi için 64 bin 985 TL olarak esas alındı. Bu gelir seviyesindeki bir çalışanın payına düşen vergi ve kesinti yükü, daha yılın dördüncü ayında üst vergi dilimine takılması sebebiyle, beşinci ay itibarıyla 15 bin 537 TL’ye ulaştı.

Mayıs ayında gerçekleşen yüzde 16,61 oranındaki beş aylık birikimli enflasyon da bu hesaba dahil edildiğinde, ortalama işçi ücreti reel olarak 8 bin 458 TL daha eridi. Neticede, bir işçinin kağıt üzerindeki 64 bin 985 TL’lik brüt ücreti, daha yılın beşinci ayında toplamda 25 bin 284 liralık net bir kayba uğramış oldu.

Ülke genelindeki toplam kayıplar incelendiğinde ise tablonun dehşet verici boyutlarda olduğu görülüyor. Türkiye’deki 16,7 milyon sigortalı işçinin tamamı esas alınarak yapılan makro hesaba göre; beş aylık enflasyon kaybı Mayıs 2026’da birikimli toplamda 458,8 milyar TL’ye, vergi kesintisi kaynaklı erime ise 431,2 milyar TL’ye ulaştı.

Böylelikle, vergi ve enflasyonun 16,7 milyon kayıtlı işçinin cebinden götürdüğü birikimli toplam meblağ en az 889 milyar 991 milyon TL olarak kayıtlara geçti. Üstelik bu araştırmaya markette, pazarda ödenen Katma Değer Vergisi (KDV) veya Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gibi dolaylı tüketim vergileri dahil edilmedi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.