Cuma’nın önemi ve fazileti

Yayınlama: 15.01.2026
A+
A-

Cumanın farziyeti kitap ,sünnet ve icmâ ile sabittir. Milâdi 622 yılında Peygamberimiz Hz.Muhammed (sav)’in hicreti esnasinda Medine yakınlarında Ranuna vadisinde ilk cuma namazı kıldırılmıştır.
Cuma kelime anlamı olarak toplamak ,Cem etmek bir araya getirmektir.Cami kelimesi de aynı kökten gelir.Toplumun bütünlüğünü amaçlar.Bu İslam’ın Tevhid ilkesinin bir gereğidir.
“Cuma hutbesinde şöyle buyurmuştu:
“Ey insanlar, ölmeden önce Allah’a tevbe ediniz, fırsat elde iken iyi işlere koşunuz. Biliniz ki Cenab-ı Hakk, içinde bulunduğum yılın bu ayında, bugün şu bulunduğum yerde Cuma namazını kıyamete kadar, üzerinize farz kıldı. Ey insanlar, kendinize ahiret için azık hazırlayıp önceden gönderin. Hepiniz ölecek ve sürünüzü çobansız bırakacaksınız. Sonra Rabbiniz, -arada tercüman veya perdedar olmaksızın- bizzat: -Sana benim peygamberim gelip haber vermedi mi? Ben sana mal vermiş, ihsanda bulunmuştum. Sen bunlardan ahiretin için ne gönderdin? diye soracaktır. O kimse sağına soluna bakacak, hiçbir şey göremeyecek. Sonra önüne bakacak, orada cehennemi görecek. Öyleyse yarım hurma ile de olsa, kendini ateşten korumaya gücü yeten bunu yapsın. Buna gücü yetmeyen bari güzel sözle kendini kurtarsın. Çünkü bir iyiliğe 10’dan 700 katına kadar sevap verilir. Allah’ın selam ve rahmeti üzerinize olsun.”
Neden Mekke ‘de farz kılınmadı denecek olursa ,cevap olarak ;cumanın şartlarindan biri de özgür olmaktır. Müslümanlar Mekke’de ibadet yapma özgürlüğünden mahrumdu.Ancak kendi evlerinde gizli ve saklı olarak yapabiliyorlardı.

Cuma İslam toplumu açısından bir çok faydayı içerir özetle ;
Toplumun Sosyalleşmesine katkı sağlar. İnsanlar haftada bir defa gerek ibadet gerek aliş-veriş için olsun biraraya gelirler. Birbirlerinden haberdar olurlar.
Cuma vaazı ve hutbesi sayesinde dini konularda bilgi sahibi olurlar.
İbadet yaparak iman bilinci ve iç huzuru sağlarlar.

İletişim ve ulaşım imkanlarinin bu kadar gelişmemiş olduğu zamanlarda kırsal kesimle şehir merkezi arasında haberleşme fırsatı sunar.
Yine Ebû Hüreyre (r.a)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v) : şöyle buyurdu: “Bir kimse güzelce abdest alarak cuma namazına gelir, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki cuma arasındaki ve fazla olarak üç günlük daha günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa, boş ve mânasız bir iş yapmış olur. ”
Müslim Cum’a 27(I.587)
Yine Sevgili Peygamberimiz (sav) “cuma gününü,üzerine güneş doğan günlerin en hayırlısı olarak tanımlamıştır.
Cuma gerçekten müminler için çok hayırlı ve bereketli bir gündür. O sebeple o gün imkan nispetinde hayır hasenât yapmak,fakir fukarayı
gözetmek ,hısım -akraba ve ailemizle yakından ilgilenmek,uzakta olanları arayıp sormak gerekirse Sıla-i rahim yapmak çok sevaptır.
O gün boy abdesti alarak cami veya mescide gitmek ,Alemlerin Rabbini anmak ve onun ayetleri üzerine düşünmek,karşılaşılan insanlarla selamlaşmak, kötü söz ve davranışlardan uzak durmak yerinde olur.
Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin cumasını tebrik ediyor ,sağlık afiyet ve esenlikler diliyorum.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.