Hoş geldin ey Şehr-i Ramazan

Yayınlama: 15.02.2026
A+
A-

Bizi mübarek ramazana eriştiren Rabbime hamdolsun. Gerek ülkemiz gerekse İslâm âlemi ve tüm insanlık için huzur esenlik ve barışa vesile olması dileğiyle başlamak istiyorum.
Ramazan;inananlar için oldukça verimli rahmet ,bereket,mağfiret ve Kur’an ayıdır. İmanlı gönüllerde maneviyatın coştuğu,cennet kapılarının açılıp cehennem kapılarının kapatıldığı ve şeytanın zincirle bağlandığı ama iki ayaklı şeytanların fitne fesada devam ettiği dolayısıyla asıl onlardan uzak durulması gereken bir aydır.
Hangi dinden veya inançtan olursa olsun muhtaç ve yoksulların görüp gözetildigi,açın doyurulup,çıplağın giydirildigi,zekat,fitre,fidye ve sadakalarla sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın en üst seviye çıktığı ,mahzun gönüllerin sevince boğulduğu bir aydır Ramazan.

İnsanların Yaradana hürmet için kendilerine hakim olduğu,kalp kırmaktan ve günah işlemekten sakındığı ,trafikte başkalarına tahammül ettiği polisiye olayların en aza indiği bir aydır.
Eğer yeme içmesine dikkat edebilirse kişinin bedeninin kendini yenilediği,metabolizmanın kendini tamir ettiği sıhhat ve afiyet ayıdır.
Orucun bizi tuttuğu gibi bizim de oruç tutarak,
çevredeki diğer canların ve insanların farkına vardığımız,orucu uykuya tutturmadığımız bir aydır Ramazan.
Hiç olmazsa Ramazan vesilesi ile K.Kerimi hatim ederken aynı zamanda güvenilir alimlerin yapmiş olduğu meâl ve tefsirine de zaman ayırıp Yüce Allah’ın mesajlarını anlayıp sindire sindire okumanın çok daha fazla makbul bir ibadet oldugunu bilmemiz zira “oku” emrinin gerçekte ilahi mesajları anlamak demek olduğunu bilmemiz gerekir.
Bu mübarek ay ben’likten sıyrılıp biz olmanın bilincine varmaktır.Teravihler ,mukabeleler toplu yapılan iftarlar hep biz olmanın işaretleridir. Aklıma gelmişken bir hadis nakledeyim
Yemeklerin en fenası, davet edildiği zaman gelecek olan kimselerin çağırılmadığı, gelmeye pek arzulu olmayanların dâvet edildiği düğün yemekleridir. (Canı istemediği için) dâvete gitmeyen kimse, Allah’a ve Resûlü’ne karşı gelmiş sayılır.” Müslim, Nikâh 110. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Et`ime 1
Bu hadiste her ne kadar düğün yemeği denilse de hali vakti yerinde olan müslümanların kuş sütü eksik mükellef iftar ziyafetlerine kalbur üstü insanların çağrılıp fakir fukaranın ihmal edilmesini ister istemez düşünmek zorunda kalıyoruz.

Zümer suresi 53. Ayette Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor.
De ki (Allah şöyle buyuruyor): “Ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.”
Özetle şu girmeye hazırlandığımız mübarek ramazanı fırsat bilerek günahlardan arınmak için bize firsat sunan ve bizi affetmek için bahane arayan Allah’ın mağfiret kapısını çalarak bol bol tövbe istiğfar edelim. Varsa üzerimizde kul hakkı ,hak sahibi ile ödeşip helalleselim.Bu hak çok mühimdir kıyamete bırakmayalım.
Şimdiden siz kiymetli okuyucularımın ve İslam aleminin mübarek Ramazan-ı Şeriflerinin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Sözü Y.Emre’den iki dörtlükle bitiriyorum.
Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil

Bir gönülü yaptın ise
Er eteğin tuttun ise
Bir kez hayır ettin ise
Binde bir ise az değil

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.