Uzun yıllardır koynuna sığındığı efendilerinin toprağında nârı cehennemi boyladı.
Ülkemizde nice fitne fesat ve cinayetlerin sorumlusu yargıya hesap vermedi ama Allah’ın adaletinden kaçış olmadığını gördü.
Kişisel olarak oldum olası tarikat ve cemaatlere mesafeliyim. Çünkü Allah ile arama komisyoncu istemem. Benim inandığım Allah aracı olmadan da beni işitir, görür ve halimi bilir. Ben dua ,niyaz ve dileklerimi aracısız olarak alemlerin Rabbi’ne sunarım gerisi Rabbimin takdiri der geçerim.
Ama gel gör ki şu garip ülkemde tarikat ve cemaatler devletin kılcal damarlarına kadar sızdı veya göz yumuldu. Ülkenin hem insan kaynağı hem ekonomik kaynaklarına yani sahip oldular.
Sosyolojik olarak hem Hristiyan dünyasında hem islam dünyasında kapalı yapılar tehlikeli ve bir o kadar da girift ilişkilere sahipler. Açık kaynaklara düşen haberlere bakıldığında bir çok sapık davranışlara da yataklık yaptıkları gözlenmektedir.
Tasavvufta bu kadar mal ve servet edinme yoktur. Bir lokma bir hırka geleneği vardır. Mevcutlara bakınca sahip oldukları serveti çalışarak kazanmak mümkün değil. Ancak insanların inançları sömürülerek elde edildiği ortada. Fakat kimse değirmenin suyunun nerden geldiğini sormaz.
Hayatlarını okuduğumuz hiç bir peygamber başkalarının emeklerine çökerek gelir elde etmemiş. Hepsi Kur’an’ın ifadesine göre elinin emeğiyle geçimini sağlamıştır.
Atatürk’ü tekke ve zaviyeleri kapatmasıyla bir kere daha takdir ettiğimi ifade edeyim. Vizyon budur.
Üniversite yıllarında başörtüsü meselesi devam ederken ilk önce malum şahıs görüş beyan ederek teferruat demiş ve yandaşları YÖK’ün kararını boykottan vaz geçmişlerdi. Daha sonra mavi Marmara olayında otoriteden izin alınmalı diyerek İsrail’i haklı bulmuştu. Gazze soykırımı devam ederken yine İsrail’e destek çıkmıştı.
Merakımdan soruyorum madem kainat imamıydın Vatikan’a gittiğin kadar acaba zahmet edipde bir kere de kutsal topraklara neden gitmedin? Hala malum şahsın masumiyetine inanmaya devam edenler acaba bu soruya ne diyecekler?
Kıymetli okuyucularım Allah bize akıl ve fikir vermiş. Lütfen şarlatanlara aldanmayın. Allahın kitabını okuyun. Yediyüze yakın ayet aklınızı kullanın mahiyetinde bize seslenir. Ama kuran okuma zahmetinde bulunmadığımızdan olsa gerek bu müptezellerin peşine dileriz.
Sade vatandaşları bir yere kadar anlarım da ülkenin en zeki insanlarını, önemli makam ve mevkilere gelmiş bürokrat ve politikacıları anlamakta ve affetmekte zorlanıyorum.
Allah rızası için tarikat ve cemeatlere kanmayın.
Allahın kitabını ve peygamber efendimizin sahih hadislerini okuyun. Asla sapıtmazsınız.
Ama bu tür yapılara kapılırsanız sapıtma ihtimaliniz çok yüksek. Uzman tavsiyesi olarak görüşlerinize sunuyorum.
Ayrıca şunu da not olarak ekleyeyim ülkemizde faaliyet gösteren bilumum cemaat ve tarikatlar yabancı gizli servislerin kontrolü altındadır.
Bir hadis ile sözü bitireyim. “Bir müslüman bir delikten iki kere yılana sokulmaz. “