Mülteci meselesi

Yayınlama: 20.01.2026
A+
A-

2011 yılından itibaren Suriye’de başlayan iç savaş sonrası en uzun sınır komşusu olması hasebiyle insani ve inanç nedeniyle sığınmacıların ülkemize girişi kabul edildi.
Buraya kadar her şey normal.Başta kontrolsüz şekilde ülkenin dört bir yanina dağıldılar. Mağdur ve mazlum oldukları gerekçesiyle aynı zamanda din kardeşliği hasebiyle halkımız her türlü yardım ve destegi sağladı. Tabi sayı her geçen gün artti. Büyük şehirlerde ciddi rakamlarda mülteci birikti. Devletin verdiği destekle belli merkezlerde kümelendiler. İş ve aş sahibi oldular.Yetmedi kendilerine kucak açan halka saldırmaya başladilar.Bir çok yaralama , öldürme ve cinsel saldırının faili oldular.Hatta bazı terör olaylarina karıştılar ,ister istemez halk tepki gösterdi. Fakat suçlular sadece sınır dışı edilerek konu kapatılmaya çalışıldı.

Şimdiye gelince Suriye’de Esed rejimi devrildi,nerdeyse ülkenin tamamında merkezi otorite sağlandı.Yani ülkelerine dönmelerinin önünde hiçbir engel kalmadı. Aşağıda ülkemizde halen kalmakta olan Suriyelilerin mültecilerin sayısı ile diğer ülke vatandaslarinin yüzdelik oranı resmi kaynakların tespitleri doğrultusunda paylaşıldı.
Türkiye’de bugün itibarıyla; 3 milyon 99 bin 524’ü geçici koruma altında bulunan Suriyeliler, 221 bin 353’ü uluslararası koruma kapsamında bulunan yabancılar ve 1 milyon 104 bin 353’ü ikamet izniyle kalan yabancılar olmak üzere toplam 4 milyon 425 bin 230 yasal kalış hakkı bulunan yabancı bulunmaktadır.

Türk vatandaşlığı almış Suriyeli sayısı ise Ağustos 2024 itibarıyla 104 bin 144’ü çocuk olmak üzere 238 bin 768 kişidir.
Türkiye’ye 2022 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı %25 ile Rusya Federasyonu vatandaşları aldı. Rusya Federasyonu’nu %8,1 ile Ukrayna, %6,5 ile İran, %5,4 ile Afganistan ve %4,8 ile Irak vatandaşları izledi.24 Tem 2023
Suriyeli dışındaki sığınmacılar için AB veya Birleşmiş Milletlerden herhangi bir yardım alınıp alınmadığı konusunda bir bilgiye sahip değiliz ancak bunlara sığınmacı geçici kimlikleri olması halinde sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı aracılığı ile asgari düzeyde geçim yardımı sağlandığı açık kaynaklarda paylaşılmaktadır.
Biz millet olarak çabuk gaza geliriz.AB, ABD yahut Birleşmiş Milletler Dünya üzerinde en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülke Türkiye’dir bu konuda takdiri fazlasıyla hakediyor kaabilinden söz duyunca gururumuz kabarıyor lakin bu boş laflar bizim harcamalarımızın karşılığı değil.

Ülkemizdeki sosyo-ekonomik dengelerin oturması,bilhassa dar gelirli, emekli ve asgari ücretlilerin ülke refahından daha fazla pay alabilmesi için hükümetin cesaretle radikal karar alarak sığınmacıların misafirliğine son vermelidir. Uzun zamandır fedakarlık yapan bu insanların rahat nefes almalarını sağlama zamanıdır diye düşünüyorum.
Ataların bir sözü var “ıssına lazım olan mescide haramdır.”
Yani kendisine lazım olan bir şeyi sadaka veremez.
Devleti yönetenlerimizden samimi talebimiz şudur.
Bu konuda kimseyi mağdur etmeden kalıcı çözüm üretilmesidir.Kimseden ulûfe beklemiyoruz. Madem ülkemiz her alanda gelişiyor ve ekonomimiz büyüyor bu büyümeden halkımız da adil bir şekilde faydalanmayı hak ediyor.

Son bir not : Cumhurbaşkanlığının TV ve Sinema yapımcıları ile toplanıp Türk aile ve toplum gelenek ve inançlarina uymayan yapımları gözden geçirmeleri için çalışacak olmalarını olumlu bir adım olarak görüyor ve bir an önce hayata geçirilmesini umuyorum.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.