Yolum ne zaman heykel semtine düşse, daha önceden Mahfel çay bahçesi’ne uğramak ve dostlarla çay eşliğinde sohbet etmek bizler için çok önemliydi.
Ne yazık ki bu süreçte tarihi kişiliğiyle Mahfel çay bahçesi, eski varlığını yitirerek ‘kuru fasulye/pilav’ satan esnaf lokantası haline gelmiştir.
Elbette üzülmemek elde değil, nasıl ki Koza Han (15. yy.) son yıllarda çay ocağı esnafının tüm alanı kaplayarak, ‘tarihi işgal ettiyse’ günümüzde yapılan idari önemlerle bir nebze de olsa bizleri 1970’li yıllara götürebilecektir.
Mahfel ve Koza Han’daki bu ‘tarihi çirkinlikler’ ile fiyatların aşırılığı sebebiyle, Bursa sevdalılarının ve emeklilerin artık yeni uğrak yeri Tahtakale (15.yy) olmuştur.
Koza Han’daki idari süreç devam etmekte olup, bu uygulama özellikle ‘Pirinç Han’ ve tarihi kişiliği olan tüm yerlerde de acilen gerçekleştirilmelidir.
Tamamen ticari zihniyetle bu tarihi yerler, ‘ulu orta ve fütursuzca, tarihe saygısızca plaj ortamındaki gibi açılan şemsiyelerle’ nefes alınamaz hale getirilmiştir.
***
Mahfel, Koza Han ve Tahtakale’den sonra beni hemen 1980li yılların başına götüren, Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’ne uğramak ve sergileri gezmekten dolayı çok mutlu olurum.
Sanatçı, eğitimci ve yazar sevgili abim, Zeki BAŞTÜRK ile Tahtakale’de, dostça sohbet ettikten sonra yolum, ressam Nihal DALMAZGİL’in, ‘’Bir Daha Bak’’ adlı kişisel sergisine düştü.
59 Adet eserin, 4 – 13 Şubat 2026 tarihi aralığında, Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde sergilendiği bu özel sergiyi gezmek ve farklı teknikleri gözlemlemek benim için önemliydi.
Bu sergide beni etkileyen iki olayı sizlerle paylaşmak isterim. Birincisi, sanatçının 15 yıllık bazı çalışmalarını, kendi tekniği ile ‘karton’ ve ‘halı’ üzerine yapmasıdır. Şimdiye de bu iki tür malzeme üzerine yapılmış eseri görmediğim için bana çok ilginç geldi.
Evet, herkesin günlük yaşamında kullanıp çöpe attığı, bazı bilinçli tüketicilerin geri dönüşüm kutularına attığı o karton kutular, (akrilik) ve eskiyen halılar (akrilik sprey boya) bir sanatçı elinde, sanat eseri kimliğine dönüşmüş ve kirlenen dünyamıza bir nebze de olsa mesaj verilmiştir.
Doğamız, her geçen gün kirlenmekte, maalesef bizlerde seyretmeye devam etmekteyiz.
Nihal DALMAZGİL, bu sergisindeki bazı eserleri ‘sıfır atık’ ilkesi ile karton atıklarının ‘geri dönüşüm’ yoluyla sanatsal eserlere dönüşümü çok önemlidir.
Sanatçı, eserlerinde çağdaş bir toplumun içinde barındırması gerekli ‘geri dönüşüm, atık, farkındalık yaratmak, sürdürülebilirlik vb.’ bazı temaları bizlere hissettirmiştir.
***
Nihal DALMAZGİL, eserlerini kendi gayreti ve ‘deneme/yanılma’ yoluyla yaparak sanatta kendisi için önemli olan farkındalık yaratma olgusuna erişmiştir.
Evet, önemli olan zaten farkındalık yaratmak değil mi ?
Kendi gözlemlerimle bu sergide yukarıda belirttiğim üzere, sanatçı iki açıdan farkındalık yaratmış, tebrikler.
Karton ve halı üzerine yaptığı kendine özgün eserleri bizleri düşündürmekte, sanatın o değişim ve modern tarzını biz sanat severlere sunmaktadır.
Atık karton kutu üzerine resim yapmak; günümüzde çevreye verilen zararların, kısacası doğa tahribatını ‘protesto’ niteliğindedir.
Sürdürülebilir bir yaşam için en önemli unsur farkındalık yaratarak, doğaya verdiğimiz zararların en minimum noktaya çekerek bunu her alana yansıtmaktır.
Nihal DALMAZGİL de, bir sanatçı kişiliğiyle, bazı eserlerinde bu temayı en güzel şekilde oluşturmuştur, kendisine teşekkür ediyoruz.
***
Sanatçının kendi deyişiyle, ‘’Benim sermayem yeteneğim diyerek yola çıktım ve sanatıma ‘alternatif sanat’ adı verdim. 40’tan fazla yurt içi ve yurt dışı uluslararası online ve reel karma sergilere katıldım. Çeşitli dereceler, sertifika ve ödüller aldım.
Halı üzerine tamamen kendi tekniklerimle tablolar yaptım. Diğer tarafta sıfır atık projesi kapsamında kartonları değerlendirerek özgün tasarımlar üzerine çalıştım.’’
***
Nihal DALMAZGİL’ in; ‘’Sanat, doğanın içindedir. Sanatçı onu oradan çıkarabilendir.’’ söylemi, bir doğasever olarak çok hoşuma gitti.
Sergilerimde, sevgili M.Fahir DENİZMAN’ın sergim için yarattığı ‘’Doğa kendi sanatını yaratır.’’ sözünü kullanmam, birlikte doğaya bakış açımızı yansıtmaktadır.
Evet, sanatçı eserlerinde kesinlikle farkındalık yaratmak zorundadır.
Nihal DALMAZGİL de, doğaya bazıları gibi rant odaklı değil, sanat odaklı bakmasıyla bizlerle aynı yolda olduğunu göstermektedir.
‘‘Sanat, doğanın içindedir.’’
Sağlık, sevgi ve hoşgörü ile kalınız…