Sandıkta Tsunami, Ankara’da Mühendislik Oyunu

Yayınlama: 16.02.2026
A+
A-

Türkiye siyaseti uzun zamandır bir “toplumu okuma” savaşına sahne oluyor. Kabul edelim; AK Parti, halkın eğilimlerini ve sokağın nabzını tutma konusunda yıllarca rakip tanımadı. Ancak bugün geldiğimiz noktada, o çok övülen “siyaseti okuma” yeteneği, sokağın sert ve çıplak gerçeklerine çarparak dağılıyor.

​Mutfaktaki yangın, adalet sistemindeki tıkanıklık ve iş bilmezliğin yarattığı derin uçurum; bugün muhalefeti tek bir merkezde birleşmeye zorluyor. Vatandaş artık partilerin süslü sözlerine veya vaatlerine bakmıyor; değişim için en güçlü “yol” kimse, onun çatısı altında toplanıyor. Yerel seçimlerde gördük; halk partilere rağmen oyları bölmedi, CHP’yi destekledi. Yani taban, yukarıdakilerin yapamadığı birliği sandıkta bizzat kurdu.

​Güvenlik ve Bölücülük: Sağ Seçmenin “Kırmızı Çizgisi”
​Ancak burada CHP için çok kritik bir eşik var. Sağ seçmen değişim istiyor, elini CHP’ye uzatıyor ama bir kulağı da hala “beka” söylemlerinde. Bu vatandaşın en büyük kaygısı; ülkenin güvenliği ve bölücülük meselesidir. CHP’nin bu büyük dalgayı iktidara taşıması için; devletin bütünlüğünden, terörle mücadeleden ve ulusal güvenlikten asla ödün vermeyeceğini sadece sözle değil, güven veren adımlarla da kanıtlaması şart.

​Eğer CHP, bu konularda en ufak bir gevşeklik görüntüsü verirse veya “bölücülük” gölgesinin partinin üzerine düşmesine göz yumarsa; o büyük dalga bir anda geri çekilir. Sağ seçmen “aç kalırım ama devletsiz kalmam” der ve bildiği limana geri döner. İktidarın da tam olarak beklediği, muhalefeti bu “güvenlik” damarından vurmaktır.

​Küçük Partilerin “Tabela” Siyaseti
​Mevcut yönetim sistemi, siyaseti iki ana damara mahkûm ederek “üçüncü yol” hayallerini rafa kaldırdı. Küçük partilerin bu gerçekle yüzleşmek yerine, hala eski koalisyon dönemindeymişiz gibi davranması boşuna. İktidar olma olasılığı kalmayan bu yapıların, değişime omuz vermek yerine kendi küçük bahçelerinde oyun oynaması, halkın yüksek anlayışıyla bağdaşmıyor. Seçmen akılcıdır; gücünü dağıtmaz, en güçlü seçenekte birleşir.

​İktidarın Tek Şansı: “Kendi Kendini Yakma” Hamlesi
​İktidar bugün halk desteğinden çok, algı oyunları ve siyaset mühendislikleriyle ayakta kalmaya çalışıyor. Muhalefeti parçalamak, transferlerle güç gösterisi yapmak… Hepsi boş. Bu tsunamiyi durdurabilecek tek şey, muhalefetin kendi içinden çıkacak bir “bindiği dalı kesme” hamlesidir. Eğer “nasıl olsa kazanıyoruz” gevşekliğiyle, sağ seçmeni küstürecek bir aday dayatılırsa; işte o zaman iktidara aradığı can suyu verilmiş olur.

​Sözün özü: Tezgâhlar mı, Millet mi?
​Transferler, sosyal medya oyunları, masa başı hesaplar… Hepsi bir yere kadar. Millet kararını çoktan vermiş; ekonomik bunalım ve hukuksuzluk iktidarı süpürmeye hazırlanıyor. Eğer CHP; hem ekonomi hem de ulusal güvenlik konusunda halka o güveni verirse, kişisel koltuk savaşlarını bir kenara bırakırsa; önümüzdeki seçim hem Cumhurbaşkanlığı hem de Meclis için yeni bir dönemin kapısını açacaktır.
​Çünkü sokağın aklı, Ankara’nın masa başı hesaplarını her zaman bozar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.