ÇOCUK SAĞLIĞI ve YOKSUNLUĞU…

Yayınlama: 02.04.2025
A+
A-

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 yılına ait “Çocuk Sağlığı ve Yoksunluğu” verilerine tarafsız bir gözle baktığımda maalesef hayal kırıklığına uğradım.

TÜİK, her zaman olduğu gibi bu sefer de beni şaşırtmadı.

Verileri incelediğimde, sanki başka bir gelişmiş ülkede yaşıyorum, havasını aldım.

TÜİK’in, biz emekliler ve alın teri ile çalışan emekçi kesimin gelirlerindeki gerçekçi olmayan hesaplama tekniği ile bizler açısından güvenilir bir kurum olmadığını yıllarca haykırmaktayız.

***

Bu açıklamalar ışığı altında TÜİK’in, 2024 yılına ait 15 yaş ve altındaki çocuklar için yapılan “Çocuk Sağlığı ve Yoksunluğu” verilerine göz attığımda, aklıma takılan ve hayretler içinde kaldığım bu verilerin bazıları;

– Yeni giysiler giyebilen çocuklarımızın oranı % 88.6, giyemeyen çocuklarımızın oranı ise % 11.4,

– Günde en az bir kere taze meyve ve sebze tüketen çocuklarımızın oranı % 86.7 iken tüketemeyenlerin oranı % 13.3,

– Günde en az bir kez et, tavuk veya balık yiyen çocukların oranı % 69.8 olup, tüketemeyenlerin oranı ise % 30.2,

– Yaşa uygun kitap okuyabilen çocuklarımızın oranı % 83.3 iken, okuyamayanların oranı % 16.7,

– Arkadaşlarını oyuna veya ara sıra yemeğe davet edebilme oranı % 58.7, edeyemeyenlerin oranı % 41.3,

– Evden uzakta bir haftalık tatil yapabilen çocuklarımızın oranı % 51.2 olup, yapamayanların oranı % 48.8,

– Paralı okul gezilerine ve okul etkinliklerine katılım oranı % 55 iken, katılamayanların oranı ise % 45,

Türkiye İstatistik Kurumu’nun, 2024 yılına ait “Çocuk Sağlığı ve Yoksunluğu” verilerine bakılarak, çocukların genel sağlık durumu göz önüne alındığında % 94,5’inin “iyi veya çok iyi”, % 4,6’sının “orta”, % 0,9’unun ise “kötü veya çok kötü” düzeyde olduğu belirtildi.

Gülümseyip, geçtim…

***

Yıllardır, ekonomik krizlerle yaşamaya alışık hale gelmiş bir toplum yapısı ile uğraşırken, bu krizlerden en çok etkilenen kesimin, maalesef yaşlılar, çocuklar, kadınlar, engelli vatandaşlar, emekliler, asgari ücret ile çalışanlar vb. yani tüm emekçilerin olduğu bir gerçektir.

Asgari ücretin 22.105 TL, emekli maaşlarının çoğunluğunun, 14.469 TL olduğu bir sistemde, TÜİK’in açıkladığı veriler ile gerçekler arasında mantık ve bilim dışı bir ilişki vardır.

Büyük bir şehirde ev kiralarının en düşük ortalamasının 15.000 – 25.000 TL bandında olduğunu düşünürsek, yukarıdaki gelir ile geçinebilmenin imkansız olduğu sonucuna varabiliriz.

TÜİK verileri, maalesef güzel Ülkem gerçekleri ile bağdaşmamaktadır…

Yeni giysiler giyebilen çocuklarımızın oranı % 88.6 ve günde en az bir kere taze meyve ve sebze tüketen çocuklarımızın oranı % 86.7 gibi gerçek olmayan rakamlar beni çok şaşırttı desem.

Bir ülkede istatistiki veriler, gerçeklerden uzak ve bu veriler ile insanların yaşam kalitesiyle, hayatta kalabilme olasılıklarını olumsuz etkiliyor ise toplumsal mutluluk ve huzuru sağlamak imkansızdır.

***

Yazımı, William Shakespeare’nin güzel sözünü, ‘gülerek’ okuyorum,

Hayat bir sevdadır…

Onu yaşa!

Hayat bir hediyedir…

Onu al!

Hayat bir bilmecedir…

Onu çöz!

Hayat bir fırsattır…

Onu yakala!

Hayat bir şarkıdır…

Ona eşlik et!

Hayat bir iyiliktir…

Ona karşılık ver!

Kendine bir iyilik yap.

HERKESE GÜLÜMSE…

Sağlık, sevgi ve hoşgörü ile kalınız…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 4 Yorum
  1. İSA YILDIZ dedi ki:

    Türk ne acikladiysa tam tersi yaşanıyor maalesef

    1. Tansel Saylı dedi ki:

      İsa’cığim çok haklısın…

  2. Raji dedi ki:

    Yüreğinize emeğinize sağlık yazarım.

    1. Tansel Saylı dedi ki:

      Raji Kardesim, çok çok tedekkurler…

Clicky